Tel Kodu: 458 – Araba Plaka Kodu: 69
Genel Bilgiler
Yeryüzü Şekilleri: Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri bakımından genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birincisi; Sahanın batı yarısını oluşturan Bayburt ovası, ikincisi ise akarsuların oluşturduğu vadiler ve üçüncüsünü de; yörenin etrafını çevreleyen ve doğu yarısında yer tutan dağlık alanlardır.
Ovalar:Yaklaşık olarak 900 km2’yi bulan Bayburt ovası, esas itibariyle dört bölümden oluşmaktadır. Bunlardan Keçevi düzü 1600-1750 metreler arasında yer tutar, ancak Mormuş düzlüğü l550-1600 metreler arasındadır. Aydıntepe ovası, 1450-1550 metreler arasındadır. Dördüncüsü ise, Bayburt şehrinin kuzeyinde yer alan Düzeker ovasıdır.
Dağlar:Dağlık alanlar saha yüzölçümünün % 45’ini oluşturmaktadır. Ovanın kuzeyinde ve güneyinde yüksek sıradağlar bulunmamaktadır. Güneyde yer alanlar; Pulur (2300 m), Otlukbeli (2520 m), Saruhan (2400 m), Coşan(2963 m), Kop (2600 m) ve Çavuşkıran (2850 m) dağlarıdır. Sahanın kuzey kesimindeki dağlar; Zülfe (2750 m), Kemer (2856 m), Soğanlı (2750 m), Haldizen (3000 m), Kırklar (3350 m) dağlarıdır. Ayrıca ilde Kaledere tepesi (2500 m), Ziyaret tepesi (2400 m) gibi tepeler bulunmaktadır.
Yaylalar: İlimiz, Coğrafi konumuyla, ülke genelinde fazlaca yaylaya sahip illerinden biridir. Yaylalarımız genel olarak Kop ve Soğanlı dağlarında bulunmaktadır, Bunlardan bazıları Aydın tepe, Akbulut, Cumavank, Otlukbeli, Yazyurdu, Yoncalı, Tohnovi, Çavdar, Somarova, Karakaya, Menge, Seydiyakup, Kavlatan, Akkoyun Solkarı, Gümüşdamla, Yaylapınar, Üzengili, Kuşmer, Gökçedere, Dumlu, Günbuldu, Şur, Irmak, Eser, Çukur, Ardıçgöze, Armutlu, Göloba, Çençül ve Kop yaylaları.
Akarsular: İlin ve ülkemizin en önemli su kaynaklarından biri olan Çoruh nehri, kaynağını Mescit dağlarından 3239 m. alarak il sınırlarına güney doğudan girmektedir. Nehrin oluşması esnasında Masat vadisinden gelen ana kaynak ile Kop dağlarının eteklerinden gelen kop suyu maden bucağında birleşirler. Alt kısımlardaki diğer küçük derelerin sularını da toplayan Çoruh nehri, şehre ulaşır. Şehir yerleşiğinin orta bölümünden güney-kuzey doğrultusunda geçen Çoruh aynı yönde akışına bir süre daha devam eder. Otlukbeli ve Pulur dağlarından kaynağını alan Beşpınar deresi ile Pulur (Gökçedere) deresinin Mormuş ovasında birleşen suyu ile Akşar ve Sorkunlu derelerinin sularından oluşan Değirmencik suyunu aldıktan sonra suları iyice çoğalır ve dirsek yaparak doğuya yönelir. Daha sonra nehir dar ve derin olan Çoruh vadisine girer ve batı doğu doğrultusunda akışına devam eder.
Göller: İlimiz gölleri genelde krater gölleri olup, Soğanlı Dağları üzerinde yer almaktadır. Bunlardan bazıları Haldizen (Balıklı Göl), Göloba (Atlı Göl ) v.s.
İklim:
Bayburt’ta doğu Karadeniz iklimi ile doğu Anadolu iklimi arasında, bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Ancak, gerek ortalama yüksekliğin azlığı, gerekse vadiler sisteminin oluşturduğu “Mikro klima” sayesinde Doğu Anadolu’ya göre iklim yumuşaktır. Yaz günleri genellikle Mayıs-Eylül ayları arasında kendini göstermektedir.
Bitki örtüsü açısından çeşitlilik göstermesine rağmen, zengin değildir. İl arazisinin % 27’si ekilebilir arazi, % 2’si Çayır, % 3’ü Orman, % 49’u Mera ve yayla, % 19’u ise kayalık ve bozkırdır.
Ormanlar:Çok eski yıllarda çamlık olduğu bilinen bu yörede, bilinçsiz kesim, yangın ve teknolojik hareketler sonun da bu gün orman yok denecek kadar azdır. Çoruh vadisi bölümlerinde meşenin hakim olduğu dağınık ağaç toplulukları mevcuttur. Yer yer kızıl çam, ardıç, gürgen, yabani armut (ahlat) ve bodur dağ kavaklarına rastlanmaktadır. Su kaynakları boyunca kavak ve söğüt ağacı varlığı da önemli yer tutmaktadır.
M.Ö. 2. Yy.dan itibaren Pontus Krallığına bağlı olan Bayburt M.Ö. 40 yıllarında Roma hakimiyetine girmiştir.Bayburt ve yöresi Türk’lerin Anadolu da ilk yerleştikleri bölgelerdendir. Kesin Türk hâkimiyeti Malazgirt Zaferi’nden sonra gerçekleşti. Şehir, 1072’den 1202’ye kadar bazen Erzurum yöresinde hüküm süren Saltuklular’ın bazen de Danışmendiler’in hakimiyetinde kaldı Bayburt’un asıl gelişmesi, Süleyman Şahın kardeşi Erzurum Meliki Mugîsüddin Tuğrul Şah ve oğlu Cihan Şah Döneminde oldu.
Bayburt Anadolu Selçuklu Devleti’nin merkezi olan Konya’ya bağlandı. 1243 Kösedağ savaşının ardından Moğulların Anadolu’yu istilası sırasında, şehir yapılan antlaşma gereği Selçuk’lu idaresinde kaldı. Bu durum 1291’de burada II. Gıyâseddin Mesud adına para basılmasından anlaşılmaktadır.
İlhanlılar devrinde gelişen Bayburt, Ceneviz ve Venedik kervanlarının konakladığı bir yerdi. Moğolistan’a giderken buraya uğrayan Marko Polo şehirde zengin Gümüş madenlerinin bulunduğunu belirtir. Burada Mahmudiye ve Yakudiye medreseleri kurulmuş, Mevlevilik gelişme göstermiş, ayrıca Ahilik teşkilatı oldukça yayılmıştı. Uzun süre Akkoyunluların elinde kalan Bayburt ve yöresi 1501’de Safevîler tarafından alındı. Daha sonra Osmanlı kuvvetleri, Sah İsmail’in emirlerinden Kara Maksut-i Sultanının müdafaa ettiği Bayburt’u aldılar (Ekim l5l4).
Bayburt Erzincan ile birlikte Trabzon Beyi Bıyıklı Mehmet Paşa’ya verildi ve bir sancak merkezi haline getirildi. Osmanlı idaresinde Bayburt doğu sınırına yakın bir kale şehir olarak stratejik önemini korudu. Kanûnî’nin İran seferi sırasında önemi daha da artan Bayburt kalesi 1541’de esaslı bir tamir gördü. 1553’te Şah Tahmasb’ın akınlarına marûz kalan şehir XIX. Yüzyıla kadar önemli bir olaya şahit olmadı.
1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus birliklerinin işgaline uğradı. 1878 ve 1916’da Ruslar tarafından işgal edilen Bayburt bu işgaller sırasında geniş ölçüde tahrip edildi.
1927 ‘ye kadar Erzurum’a bağlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane’ye bağlandı. 21.06.1989 tarihinden itibaren 3578 sayılı yasa ile il statüsüne kavuştu.
Bu da yörenin coğrafi şartlarının kültürel yapı üzerindeki etkisini göstermesi bakımından önemlidir. Yöremiz kültür değerlerinin bir öğesini oluşturan Yemeklerimizden örnekler ve yapılış şekilleri aşağıya çıkarılmıştır.
– Temmuz ayının 3. Haftasında Türk Dünyasının Bilge kişisi Dede Korkut adına düzenlenen Şenliklerin heyecanını yaşamadan,
– (Aslan dağı) Vilayet Ormanı Paraşüt parkurunda paraşüt heyecanını yaşamadan,
– (Aslan dağı) Vilayet Ormanı ve parkını gezmeden,
– Bayburt’un yerel yemeklerini özellikle de Kefenli kebap, Gındırlama Köftesi (Bayburt Köftesi) Galacoş’ un damak zevkini tatmadan,
– Çoruh Nehri üzerinde bir yandan kano-rafting yaparken,diğer yandan vadi içerisinin gizemli doğa yapısını görmeden,
– Bayburt ‘lu ustaların sanatsal inceliklerini hediyelik bakır işlemelerde görmeden,
– İnsan zekasının taş üzerindeki güzelliklerini Bayburt taşında hissetmeden,
– Ağlayan kayalar efsanesini dinlemeden ve kanyonunu görmeden,
İlçeler:
BAYBURT MERKEZ, Aydıntepe, Demirözü